Monday, April 27, 2009
Ümit yağsın üstünüze
Ümit Ünal'ın 09 yaz defilesini kimse yazmadan ben yazayım istiyorum. Ama şaşkınlığımdan, bende yarattığı aftereffects'ten sıyrılıp da bir cd kapmayı akıl edemediğim için görseller sonra gelsin. Adam coşmuş, yumuşacık, çocuk saflığında, temizlenmiş, arınmış, şık, asil, sade, makyajsız giysiler üretmiş. Giysi değil, az dokunuşlu kumaşlara acayip formlar vermiş. Şifonlar çok güzeldi, o iki parçadan tek elbise, tek parçadan iki elbise olmuş formlar. Bengisu'yla defile sonunda göz göze geldik, gözlerimiz doldu. "Bütün giysilerin içinde kendini hayal ediyorsun, hepsinin içine giriyor musun?" dedi. "Evet!" Bu hisle birlikte, yürüyen modeller nasıl utanıyorsa patlayan flaşların altında sen de o kadar utanıyorsun güzellikten; el değmeye kıyamamış gibi dokunmuş kumaşlara Ünal. Gözüne sokmadan güzellik, ben burdayım diye bağırmadan emek, kolayca oluvermiş, düşünülmemiş gibi bir bilgi, arınmış. Daha ne methiyeler düzsem azdır. Ben şöyle oldum filmin sonunda (defilenin) "Pes etmeyeceksin. Sana yumruk attılar mı, gel bir de buradan vur diyeceksin, dağılan yerlerinde güller açacak. Kendini kendine kitlemiyeceksin, onlar sana vurdukça sen açacaksın kollarını, hayat aksın üzerimden, toprak yeşersin diyeceksin. Paylaştıkça kendini, kendinden akan sevgini, bilgini, paylaştıkça çoğalacaksın, eksileceksin, yer açılacak, sana içinde yer kalacak." Bugün öyle dertlendik ki kötülüklerden, kendini bilmezlerden, baltayla üstüne gelenlerden, mesafesizlerden ve büyük aldanışlardan, dost kazıklarından, boğazına yapışık kanını emen parazitlerden, iyilerle kötülerin savaşına dair böyle bir sonuç çıkarmamız kaçınılmazdı. Ünal öyle bir jestle bitirdi ki şovunu, podyumun ortasına masalar kuruldu, kekler, poğaçalar, tartlar turtalar; ince ruhlu melek, mütavazi, sofralı melek. Biz de birer parmak aldık, üstümüze Ümit yağsın, bereket yağsın, çalışalım, pes etmeyelim, daha ölmeyelim diye. Bengisu da güzel söyledi: "Her şey bittiği anda başladı. Küçük dilimi yuttuğum andır." Kıyafetleri görünce anlayacaksınız güzelliği. Ah bir de dinoah yürüdü o kıyafetlerin içinde. Şanslı çocuk!
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 yorum:
Post a Comment