
Friday, February 26, 2010
Saturday, February 20, 2010
Wednesday, February 17, 2010
çizgi çizgi
ve silemiyorsun onları bir türlü
hayır olmaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içi
hep binbir maske ve binbir duyguda hep karmaşa sen ve senden başka bir insana dönüp yaşıyorsun
hep karmaşa sen ve senden başka
parça parça her duygunu olmaaaazz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya soyle gitsin
hüzün olup binbir dalga vuruyor sevgim üstüne
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin
hep yarım yarım ve erken yaşanan
her sevgiden izler var içimde
çizgi çizgi ve silemiyorsun onları bir türlü
hayır olmaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tukensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yalancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin
hep binbir maske ve binbir duyguda hep karmaşa sen ve senden başka bin insana dönüp yaşıyorsun parça parça her duygunu olmaaaaaaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tukensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık icindeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliginde kendi tukensin
hep yarım yarım ve erken yaşanan
her sevgiden izler var içimde
çizgi çizgi ve silemiyorsun onları bir türlü hayır olmaz
olmaaaaaaaaaaaaaz
yeter yeteeeeeeeeer beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliginde kendi tukensin
yeter yeteeeeeeer beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
hep binbir maske ve binbir duyguda hep karmaşa sen ve senden başka bin insana donup yaşıyorsun parça parça her duygunu olmaz hep karmaşa sen ve senden başka parça parça her duygunu olmaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter o sevgisizliğinde kendi tukensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tukensin
hep yarım yarım ve erken yaşanan her sevgiden izler var içimde çizgi çizgi ve silemiyorsun onları bir turlu
hayır olmaz
ve silemiyorsun onları bir türlü
hayır olmaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içi
hep binbir maske ve binbir duyguda hep karmaşa sen ve senden başka bir insana dönüp yaşıyorsun
hep karmaşa sen ve senden başka
parça parça her duygunu olmaaaazz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya soyle gitsin
hüzün olup binbir dalga vuruyor sevgim üstüne
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin
hep yarım yarım ve erken yaşanan
her sevgiden izler var içimde
çizgi çizgi ve silemiyorsun onları bir türlü
hayır olmaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tukensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yalancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tükensin
hep binbir maske ve binbir duyguda hep karmaşa sen ve senden başka bin insana dönüp yaşıyorsun parça parça her duygunu olmaaaaaaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya söyle gitsin
hüzün olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tukensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık icindeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliginde kendi tukensin
hep yarım yarım ve erken yaşanan
her sevgiden izler var içimde
çizgi çizgi ve silemiyorsun onları bir türlü hayır olmaz
olmaaaaaaaaaaaaaz
yeter yeteeeeeeeeer beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliginde kendi tukensin
yeter yeteeeeeeer beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim üstüne
hep binbir maske ve binbir duyguda hep karmaşa sen ve senden başka bin insana donup yaşıyorsun parça parça her duygunu olmaz hep karmaşa sen ve senden başka parça parça her duygunu olmaz
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içindeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter o sevgisizliğinde kendi tukensin
yeter yeter beni bırak seninle kendi halime
yeter artık içimdeki yabancıya soyle gitsin
huzun olup binbir damga vuruyor sevgim ustune
yeter gidip o sevgisizliğinde kendi tukensin
hep yarım yarım ve erken yaşanan her sevgiden izler var içimde çizgi çizgi ve silemiyorsun onları bir turlu
hayır olmaz
Saturday, February 13, 2010
BEAUTY EPISODE AT CENTRE D’ART CONTEMPORAIN GEORGES POMPIDOU
Itinéraires:
Bosphore - Turquie
Semaine de la création contemporaine turque
2 - 7 mars 2010
CENTRE D’ART CONTEMPORAIN GEORGES POMPIDOU/ CAJARCMAISONS DAURA, RÉSIDENCES INTERNATIONALES D’ARTISTES/SAINT-CIRQ-LAPOPIECINÉMA CHARLES BOYER DE FIGEACSALLE DES FÊTES DE CAJARC
Courts-métrages, animation papier, films noirs et blancs, vidéosurveillance, dessin sur film Sebeke*
le cinéma contemporain turc, explorateur d’identité
À travers un choix baroque et singulier d’oeuvres vidéos choisies parmi une jeune génération decinéastes turcs, Selim Birsel, commissaire et artiste, nous offre un voyage instantané au coeurde la Turquie contemporaine.Une jeune fille se fait repasser les cheveux sur une table à repasser, probablement par une femme qu’on imaginesa mère, pour lisser ses cheveux bouclés selon la toilette des coutumes (Ferhat Ozgür). Une caméra de surveillancefilme une femme de ménage dans un salon de beauté en train de se faire un massage anti-cellulite avec unaspirateur (Deniz Gül). Deux types, T et K (turque et kurde, ndlr) courent dans la nature et se battent jusqu’àce que l’un des deux tombe, frappé d’une balle perdue, sur un rythme à la Buster Keaton (Sener Ozmen &Cengiz Tekin). Une femme peigne ses cheveux pour s’en faire un voile (Burcu Yagcioglu)…Dans une tonalité dominante de courts-métrages, ces oeuvres vidéos font résonner une diversité des formes etdes récits. Mêlant ainsi fictions aux rapports humains, politiques et sociétaux, ces vidéos suggèrent le sentimentdiffus de la recherche et de la définition identitaire. En Turquie, carrefour géostratégique s’il en est, pays-lienentre Europe et Asie, l’art oscille entre modernité et nécessité éprouvée de témoigner des valeurs traditionnelles,religieuses et historiques. Avec, par exemple, les conflits ethniques quotidiens ou la montée des esthétiquesmédiatiques globalisées en filigrane, le cinéma contemporain témoigne, à la marge, de la manière dont les gensvivent, aiment et travaillent. En somme nous donne des nouvelles du pays. L’humour, utilisé ici comme armesubversive, propose un point de vue pour le moins inconfortable, livrant un témoignage acide et critique de lasociété turque et des modifications apportées par la mondialisation .Toutes ces oeuvres vidéos sont autant de regards et tracent le portrait d’une société riche d’une formidablepalette d’influences disparates, reflétant différentes combinaisons possibles entre Orient et Occident, modernitéet tradition.À l’image d’une Turquie, multiple.
SEBEKE*, programme vidéo par Selim Birsel
Avec des oeuvres de Orçun Bastürk, Fatma Ciftci, Mehmet Dere, Köken Ergun, Deniz Gül, Murat Gök, Basak Kaptan,Bengu Karaduman, Sefer Memisoglu, Ferhat Özgür, Öner Özlü, Sener Özmen & Cengiz Tekin, Mehmet Vanlioglu, Burcu Yagcıoglu.
Du 2 au 7 mars, de 14h à 18h.
Possibilité de visite de groupe sur rendez-vous au + 33 (0)5 65 40 78 19
Programme associéCrossing the bridge, the sound of Istanbul documentaire musical de Fatih Akin Jeudi 4 mars à 20h30, au cinéma Charles Boyer de Figeac Vendredi 5 mars à 20h30, à la salle des fêtes de Cajarc
Bosphore - Turquie
Semaine de la création contemporaine turque
2 - 7 mars 2010
CENTRE D’ART CONTEMPORAIN GEORGES POMPIDOU/ CAJARCMAISONS DAURA, RÉSIDENCES INTERNATIONALES D’ARTISTES/SAINT-CIRQ-LAPOPIECINÉMA CHARLES BOYER DE FIGEACSALLE DES FÊTES DE CAJARC
Courts-métrages, animation papier, films noirs et blancs, vidéosurveillance, dessin sur film Sebeke*
le cinéma contemporain turc, explorateur d’identité
À travers un choix baroque et singulier d’oeuvres vidéos choisies parmi une jeune génération decinéastes turcs, Selim Birsel, commissaire et artiste, nous offre un voyage instantané au coeurde la Turquie contemporaine.Une jeune fille se fait repasser les cheveux sur une table à repasser, probablement par une femme qu’on imaginesa mère, pour lisser ses cheveux bouclés selon la toilette des coutumes (Ferhat Ozgür). Une caméra de surveillancefilme une femme de ménage dans un salon de beauté en train de se faire un massage anti-cellulite avec unaspirateur (Deniz Gül). Deux types, T et K (turque et kurde, ndlr) courent dans la nature et se battent jusqu’àce que l’un des deux tombe, frappé d’une balle perdue, sur un rythme à la Buster Keaton (Sener Ozmen &Cengiz Tekin). Une femme peigne ses cheveux pour s’en faire un voile (Burcu Yagcioglu)…Dans une tonalité dominante de courts-métrages, ces oeuvres vidéos font résonner une diversité des formes etdes récits. Mêlant ainsi fictions aux rapports humains, politiques et sociétaux, ces vidéos suggèrent le sentimentdiffus de la recherche et de la définition identitaire. En Turquie, carrefour géostratégique s’il en est, pays-lienentre Europe et Asie, l’art oscille entre modernité et nécessité éprouvée de témoigner des valeurs traditionnelles,religieuses et historiques. Avec, par exemple, les conflits ethniques quotidiens ou la montée des esthétiquesmédiatiques globalisées en filigrane, le cinéma contemporain témoigne, à la marge, de la manière dont les gensvivent, aiment et travaillent. En somme nous donne des nouvelles du pays. L’humour, utilisé ici comme armesubversive, propose un point de vue pour le moins inconfortable, livrant un témoignage acide et critique de lasociété turque et des modifications apportées par la mondialisation .Toutes ces oeuvres vidéos sont autant de regards et tracent le portrait d’une société riche d’une formidablepalette d’influences disparates, reflétant différentes combinaisons possibles entre Orient et Occident, modernitéet tradition.À l’image d’une Turquie, multiple.
SEBEKE*, programme vidéo par Selim Birsel
Avec des oeuvres de Orçun Bastürk, Fatma Ciftci, Mehmet Dere, Köken Ergun, Deniz Gül, Murat Gök, Basak Kaptan,Bengu Karaduman, Sefer Memisoglu, Ferhat Özgür, Öner Özlü, Sener Özmen & Cengiz Tekin, Mehmet Vanlioglu, Burcu Yagcıoglu.
Du 2 au 7 mars, de 14h à 18h.
Possibilité de visite de groupe sur rendez-vous au + 33 (0)5 65 40 78 19
Programme associéCrossing the bridge, the sound of Istanbul documentaire musical de Fatih Akin Jeudi 4 mars à 20h30, au cinéma Charles Boyer de Figeac Vendredi 5 mars à 20h30, à la salle des fêtes de Cajarc
Etiketler:
BEAUTY EPISODE,
Fransa'da Turk Mevsimi,
SEBEKE
Tuesday, February 09, 2010
Untitled 42
kâl
olmamış ham meyve, kırılmış yün koyu, manda, manda yavrusu. Bir tanecik, bir tek (ana babasının biricik çocuğu). Ataştaki madenlerin erime derecesi, faydalı farkında bir ayrayış işlemi: Yeni doğmuş memelinin ilk sütüne; Ağızdan çıkıyor kontinental. Dışmış sessizliğe, cevapsız donarak çoktan
How did i come out mama?
“
iç oğlan: Orj i nan tal
geliniyle kışkırıtan-
dişili gelin; jâr yaldız
- asitlenmiş kül yetki. Omzu yara
arz Otman, göğsü ara
özlerim kepenk: Gece fısıltıları, kar sanki, bak DUYMUYORUM seni.
çizgilerini hatırlayamıyorum. yüzünü çizemiyorum
Hızla. Hızla. Betonda çarpışıyor kar. Yetiş kar, onar çav ma bastırdığım, zevk O hal
bu o melodi,
Delik deşik kimli? noktalar arık, zarın uzak; Oğlan, dar sükle yamacı
eteklerimiz, üşüt belimizi. Torluyan yeşil dağların çoçukları
toplayacağız sezgiyle
dik
- zaif, ırksız
a n a n b a ş k a s ı Agnes.
desem yetmiş yaşında ben… Ben gizledim kimliğimi.
fırlatıp gazozetli lunaparka
çarpıldığımız aynalara
artık el ele tutuşup
katlasak birbirimizi?
"
olmamış ham meyve, kırılmış yün koyu, manda, manda yavrusu. Bir tanecik, bir tek (ana babasının biricik çocuğu). Ataştaki madenlerin erime derecesi, faydalı farkında bir ayrayış işlemi: Yeni doğmuş memelinin ilk sütüne; Ağızdan çıkıyor kontinental. Dışmış sessizliğe, cevapsız donarak çoktan
How did i come out mama?
“
iç oğlan: Orj i nan tal
geliniyle kışkırıtan-
dişili gelin; jâr yaldız
- asitlenmiş kül yetki. Omzu yara
arz Otman, göğsü ara
özlerim kepenk: Gece fısıltıları, kar sanki, bak DUYMUYORUM seni.
çizgilerini hatırlayamıyorum. yüzünü çizemiyorum
Hızla. Hızla. Betonda çarpışıyor kar. Yetiş kar, onar çav ma bastırdığım, zevk O hal
bu o melodi,
Delik deşik kimli? noktalar arık, zarın uzak; Oğlan, dar sükle yamacı
eteklerimiz, üşüt belimizi. Torluyan yeşil dağların çoçukları
toplayacağız sezgiyle
dik
- zaif, ırksız
a n a n b a ş k a s ı Agnes.
desem yetmiş yaşında ben… Ben gizledim kimliğimi.
fırlatıp gazozetli lunaparka
çarpıldığımız aynalara
artık el ele tutuşup
katlasak birbirimizi?
"
Etiketler:
untitled series 2010 © deniz gül
Wednesday, February 03, 2010
Beirut son yılların en iyi müziğini yapıyor. Ben nostaljinin külliyatını yaşıyorum içten içe. Sarayevo'ya gitmedim hiç. Her gün ölecekmişim gibi, hayatım gözlerimin önünden geçiyor. Kabuk değiştirmeye, yeni bir hayata koşar adımlarla gitmeye çoktan başladım. Nereye gidiyorum? Burası değil, ki arada bir insan olarak kalmayı başarabilmiş bu yaşına kadar, ne yerden ne serden, hiçbir şeyden pes etmemiş, vazgeçmemiş. Ama burası değil. Yaş ilerledikçe, pes ediyor gözler, hayatın komforlu kucağına atılıyor. İnsan kendine bakmalı, diyor bir ses. Romantik çığlıkları bırak.
Gözlerimin önünden hep seyahatler geçiyor, onlarca insan onlarca hayat geçiyor. Özlem geçiyor, yollarda hayata özlem, bağsızlığa duyulan özlem. Nostaljiya... Napoli'de yağmurlu bir yaz öğleden sonrası, Sarayevo'yu konuşmak arkadaşlarla.
Gözlerimin önünden hep seyahatler geçiyor, onlarca insan onlarca hayat geçiyor. Özlem geçiyor, yollarda hayata özlem, bağsızlığa duyulan özlem. Nostaljiya... Napoli'de yağmurlu bir yaz öğleden sonrası, Sarayevo'yu konuşmak arkadaşlarla.
Subscribe to:
Posts (Atom)